20 Nisan 2009 Pazartesi

AŞK YOK (MU) ARTIK?


Gençlerin sevdiği Underground Rapçi Sagopa Kajmer’le beni en yakın dostlarımdan biri tanıştırdı. Şahsi tercihim Klasik Türk Müziğidir ama Sagopa’da başka bir şey var: Müziğin de ötesine geçen bir hakikat çağrısı serpilmiş sanki satırlarına. Sanatçı rap müzikle manevi değerlerimizi sentezleyince hoş ve heyecan verici ve aynı zamanda kallavi bir diskografi ortaya çıkmış. Mesela yıllardır vaizlerin, din adamlarının anlatıp durduğu “dünya hayatı imtihandır” ifadesini gençlere rap müziğiyle söylüyor:

Herşey güllük gülistanlık olacak olsaydı
Gerçekten imtihan olmazdı
Gelişi güzel doğar büyür ölürdük
Alimler olmasaydı bizler şu anda kördük……

Günümüzdeki hazcı kültürün özendirdiği promiscuity yani rastgele cinsellik yaşamak da sanatçının dilinden şöyle ifadelendiriliyor:

Sen abartıyorsun rahat yaşamla sapıtmayı,
İstanbul üstünden geçmiş bırak kendini korumayı,
İyiden iyiye bakıyorum da yoldan raydan çıkmışsın
Tenine dokunan ellerden bir koleksiyon yapmışsın (Aferin)
O yataktan bu yatağa yatıp takılıp sızmışsın
Bu zihniyetle aşkı yorgan altlarında aramışsın (Aferin)
Erkek alana dek istediğini sanarsın ki Romeo
Ne diller döker de teslim olur kapana Juliet
Kadınlar hassas ve hisli dilekler içlerinde gizli
Hatırla iş bitince kaç Romeo gaddarca gitti
Kadın olmak zor, bu kadar acımasızlık sürerken
Hemcinslerim abazalıktan oduncasına yanarken,
Taksim fuhuş yuvası partyler karı-kız kazanı derken,
Koleksiyonuna yeni bir bebek ekle sabah güneşi doğarken
El bebek gül bebek bu yaşına kadar geldin
Düşünsene bir it heriften sertçe tekme yedin
Geceye aşkla vardın sabaha yabancı uyandın
Bil ki sonraki gün bir başka baya anlatılacaksın
Kadını kandırmaksa amaç alayınız yalancı
Kapında köpek olan işi bitince yabancı
Tuzağı düşeni iplemez yeni bir avı kovalar avcı
Sen karar ver bu olayda kim hakim kim savcı

Kadınların yine de gönül işlerine daha duygusal yaklaştığını, bununla beraber ilişkilerde kullanılan taraf olduğunu ve toplum tarafından da bunun vebalinin ikiyüzlü bir şekilde kadına yıkıldığını dile getiriyor.
Erkeklerin elinin kiri kadının boğaza geçirin ipi
Var mı böyle adelet kesin ikisinin de boynunu
Tez helak edin iblisin hile dolu bu oyununu
Uyandırın dünden kalma uyuyakalmış yorgunu
Bu gönülden gönüle, tenden tene rastgele gezinmeler sonuncunda yorgun düşen ruhlara ve bedenlere ise bir çağrısı var:
“Aşk yok artık, kalmamış bu devirde” deme vardır hak yeme ara bul
“Aşksız olsun, kalbim neşe dolsun” deme bu ne fena bir hatadır
Aşk var mı yok mu, varsa nerde/nasıl bulunur, bunu tartışmaya bu sütun yetmez. Ama aşktan ne anladığımız ve ne anlam yüklediğimiz hakikaten dönemden döneme değişiyor. Günümüzde, şarkıda anlatılan şekliyle kirletilen ve yorulan aşk kavramının hakikatini arayıp bulmak bizi biraz daha insan yapacak galiba… Teşekkürler Sagopa, iyi ki şarkıların var.