22 Mart 2016 Salı

"ÖLÜM ve YAS" Konulu TV Programı

Ölüm ve Yas konulu programı izlemek için resme tıklayınız: 

16 Mart 2016 Çarşamba

https://www.youtube.com/watch?v=A4Jty7XcJkY

TVNet'teki Sağlık Raporu Programında "Kadın Ruhsağlığı'nı ve Kadın Nasıl Mutlu Olur"u konuştuk. İzlemek için resme tıklayınız. İyi seyirler.

5 Ocak 2015 Pazartesi

HİLAL TV'de "KISKANÇLIK" Konulu Program





Hilal TV'de Çocuğum Büyürken programında Hatice Kübra Tongar'ın konuğu oldum ve "Kıskançlık" konusunda oldukça verimli bir sohbet gerçekleştirdik.
İzlemek İçin lütfen tıklayınız:

BÖLÜM 1

BÖLÜM 2

BÖLÜM 3

29 Mart 2013 Cuma

AŞK ACISI NASIL GEÇER?

 

Hiç aşık oldunuz mu?
Peki hiç aşk acısı çektiniz mi?
Aşık olmak sıra dışı bir yaşantı ve sürekliliğinden ziyade bıraktığı izler sayesinde “yokken bile” hayatımızda her daim var olmayı sürdürüyor.
Aşk bittiğinde, insan üzerindeki tahribatı çok derin olabiliyor. Aşk acısını bir anda geçirecek bir ilaç, şurup, iksir yok. Peki insan, er geç biten “aşk” sarhoşluğunun ardından bu “acılı” süreci nasıl atlatacak? Tekrar normal hayata nasıl dönecek? Dönebilecek mi? Peki döndüğünde kendisi aynı kişi mi olacak? Bu kitap bütün bu sorulara ve benzerlerine cevap aramak için yazıldı. Aşk olsun diyelim!, iksir yok. Peki insan, er geç biten “aşk” sarhoşluğunun ardından bu “acılı” süreci nasıl atlatacak? Tekrar normal hayata nasıl dönecek? Dönebilecek mi? Peki döndüğünde kendisi aynı kişi mi olacak? Bu kitap bütün bu sorulara ve benzerlerine cevap aramak için yazıldı. Aşk olsun diyelim!

11 Şubat 2013 Pazartesi

11 Eylül 2012 Salı

"EŞİMLE ÇOK MUTSUZUM!"


Elif / İSTANBUL
Merhaba Rukiye hanım. Ben 30 yaşında 6 yıllık evli bir kadınım. 4 yaşında bir kızım var. Eşimle İkimiz de üniversite mezunuyuz. Çalışıyoruz. Eşimle hiç bir konuda uyumlu değiliz. Asla eşim gibi biriyle evlenmeyi hayal etmiyordum. Hayalim dindar biriyle evlenmek ve İslama uygun bir hayat yaşamaktı. Ama eşim bana sözler verdi. Benimle evlenirsen sigarayı bırakacağım, senin istediğin gibi biri olacağım dedi. Çevremdeki namazlarını kılıpta eşine değer vermeyen erkekleri gördükçe önemli olan huy dedim. Namaza sonra başlar ama huy değişmez deyip evlendim. Beni ikna etti. Ama hiç bir sözünü tutmadı. Ben dindar tanımlanabilecek biriyim. Sosyal, kültürel etkinlikleri severim. Eşim ise tam tersi, devamlı bilgisayar oynar. Herhalde işte çalışmıyor olsa aralıksız 24 saat oyun oynar. Benimle hiç bir sıkıntısını paylaşmaz, konuşmayı genel olarak sevmez. Namazlarını kılmaz, cumaları kılar sadece. Bazen onu bile kılmaz. İlk zamanlar bu tutmadığı sözler için çok tartıştık. Ne yapsam olmadı. Artık kabullendim. Ama bilgisayar oynaması herşeyimizi etkiliyor. Oynamayacağını söylüyor ama gene başlıyor. Çok sık tartışıyoruz. Benim annemle telefonda konuşmama karışıyor. Eşimin annesi, dedesi bile karışıyor. Her yaz aynı memleketten olmamıza rağmen eşimin ailesinin evinde kalırız. Doğum yaptığımda bile annemlerde kalmama izin vermediler. Her kaynanamlarda kalışımızda mutlaka bir sebepten, biz tartışırız. Eşimin annesi, babası da bana kızarlar. Eşin ne derse onun dediğini yapacaksın diye. Halbuki onlara devamlı para gönderiyoruz. Kredi çektik ev almaları için. Bir kere bile bana teşekkür etmediler. Tartışmalarımızın çoğu da incir çekirdeğini doldurmayacak şeyler. Eşim ben hamile iken işyerinden bir kadın arkadaşıyla 5 ay mesajlaşmış. Ben mesajların içeriğini görmedim elektronik faturadan farkettim. Eşim o benim ablam işle ilgiliydi mesajlar dedi ama ben inanmadım. Boşanmak istedim. eşim çok yalvardı o kadında tayinini başka şehire istedi gitti . Çocuğum için affettim. Aradan 4 yıl geçti ama ben unutamıyorum. Her tartışmamız da güvenimi sarstığı aklıma geliyor. Aslında eşime şimdi güveniyorum ama. Onu seviyorum. İyi yönleri de çok eşimin. Bana ev işlerinde azda olsa yardım eder. Çocuğunu çok sever, beni çok sıkmaz. O hiç bir zaman boşanmayı düşünmez. Tartışmalarımızdan sonra barışmak için ilk adımı hep o atar. Ama sık sık tartışmamız, çocuğu da etkiliyor. 6 yıldır hala evliliğimiz rayına oturmadı. Sanki tüm arkadaşlarım eşleriyle çok mutlu, bir ben değilmişim gibi geliyor. Sizce bu kadar uyumsuzken, bu evliliği devam ettirmeli miyim?


Ya da mutlu bir evlilik için bize ne tavsiye edersiniz? Lütfen bana bir akıl verin. Ağlamaktan yoruldum artık.

Elif/İSTANBUL




Rukiye Karaköse:

Merhabalar;

"Sanki tüm arkadaşlarım eşleriyle çok mutlu, bir terk ben mutsuzmuşum gibi geliyor" diyorsunuz. Öncelikle sizi rahatlatacaksa şunu söylemek isterim: Birçok evlilikte bu tarz sorunlar var, evet... Kişilik uyuşmazlıkları, beklentilerin karşılanmaması, kayınvalide ve diğerlerinin müdahalesi ve inanç noktasındaki farklılıklar...

Eşinizin değişeceğine inanarak evlenmişsiniz. Bütün insanlar zamanla değişirler. Bir şartla, bunu kendileri de isterlerse. Çoğu kez sevilen kişiyi kaybetmemek için iyi niyetle sözler verilir, bir araya gelinince de artık "elde etme" kaygısı kalmadığı için kişi rahatlar ve bu sözler tutulmaz

Evlilikte uyum ve huzur olabilmesi için dini yaşantıların uyumlu olması önemlidir. Çoğu kişi evlenirken "değişeceğim, namaz kılacağım vs. diyor ancak ilerde bu o kadar da kolay olmuyor. Tam tersi de geçerli. Bir taraf diğeri kendi dindarlık düzeyine çekme konusunda ümit beslerse o maalesef hayal olmaktan öteye gitmiyor. Kendi başına iken yaratıcıya karşı öyle bir disiplini geliştirememiş bir insan bu durumu evlilikte de sürdürüyor.

Diğer ailevi meseleler, evet can sıkıcı ama pek çok ailede görülen rutin şikayetler gibi.
Yalnız aranızdaki diyalogun ve muhabbetin azalması ciddiye alınması gereken bir sorundur.
"Bu evlilik devam etmeli mi?" diyorsunuz.
Bu sorunun cevabını sizden başkası veremez. Sürmesinin de bitmesinin de kendince artıları ve eksileri olacaktır. Bunları iyi değerlendirip kaybetmeyi göze alamayacağınız artılar ne taraftaysa ondan yana tercih koymanız gerekecek.

Ancak aranızdaki sevgi ve anlayışı, diyalogu ve paylaşımı canlandırmak için evlilik terapisine gitmenizi tavsiye ederim. Ehil bir terapiste gidildiğinde çok ciddi mesafe kat etmek ve sevgiyi canlandırıp evliliği kurtarmak mümkün.
Hoşçakalın.